İçeriğe atla
Gazap Üzümleri
Sҽɾƙαɳɳ
Sҽɾƙαɳɳİnceleme

3sa önce

Sҽɾƙαɳɳ "Gazap Üzümleri" hakkında

Gazap Üzümleri

Gazap Üzümleri

John Steinbeck

Bazı klasiklere ne dersen de, ne yazarsan yaz altını dolduramayacak kadar derin olduğunu görüyorsun. Hele bunu Steinbeck gibi büyük bir kalem yazıyorsa sadece saygı duyarsın...

Steinbeck öyle bir anlatmış ki; kitabın kapağını kapattığınızda bile burnunuza o tozlu yolların kokusu, boğazınıza ise haksızlığın getirdiği o acı tat yerleşiyor. Gazap Üzümleri, işte o tozun, terin ve insanın insana ettiğinin sarsıcı ve anıtsal bir kaydı. 1929 Büyük Buhranı’nın hemen ardından, kuraklık ve borç sarmalı yüzünden topraklarından edilen binlerce aileden biri olan Joad ailesinin Oklahoma’dan Kaliforniya’ya uzanan trajik göçünü anlatıyor. Ama bu roman, sadece tarihi bir dönemin ya da coğrafi bir yolculuğun anlatısı değil; aç gözlü bir sistemin dişlileri arasında ezilen "küçük insanın", hayatta kalmak ve haysiyetini korumak için verdiği o devasa ve kutsal savaşın anatomisi. Eserin merkezinde, her biri birer hayatta kalma abidesi olan, ancak yol boyunca hem fiziksel hem de ruhsal olarak törpülenen Joad ailesinin fertleri bulunuyor. Kaliforniya, göçmenler için vaat edilmiş topraktır; ağaçlardan sarkan portakallar, yeşil vadiler... Ancak oraya ulaştıklarında karşılaştıkları şey bir cennet değil, açgözlü toprak sahiplerinin ve onları koruyan silahlı milislerin cehennemidir.

Gazap Üzümleri, kapitalizmin ve mülkiyet hırsının insanı nasıl canavarlaştırdığını anlatırken bile; insanın içindeki o dayanışma ve paylaşma gücünü asla unutmayan bir roman. Steinbeck’in dili son derece yalın, konuşmalar halkın bağrından kopmuş gibi doğal. Romanda anlatılan her olay, her kişi boşa yazılmamış ve bir o kadar derin...Roman ilerledikçe anlıyoruz ki asıl mesele sadece karın doyurmak değil; asıl mesele, insanın "insanlık ailesine" olan aidiyetidir. Rose of Sharon'ın kitabın sonundaki o sarsıcı, neredeyse kutsal bir ritüeli andıran eylemi, insanlığın en dipte bile nasıl yeniden doğabileceğinin, "ben" olmaktan çıkıp nasıl "biz" olduğumuzun en somut göstergesidir. Gazap Üzümleri, bugün hâlâ okunuyorsa bunun nedeni sadece edebi gücü değil; dünyadaki adaletsizliğin, açlığın ve sömürünün çehre değiştirse de hâlâ aynı acıyla devam etmesidir.

Hala okumamış olanlar varsa, o tozlu kamyonun kasasında Joad ailesiyle birlikte insanlığın sınırlarını sorgulamaya hazır olanlara, tavsiye ederim. Steinbeck iyi ki yazmışsın.

Keyifli okumalar dilerim.

Henüz yorum yok. İlk sen yaz!

Yorum yapmak için giriş yap