İçeriğe atla
Sҽɾƙαɳɳ
Sҽɾƙαɳɳİnceleme(düzenlendi)

2sa önce

Sҽɾƙαɳɳ "Uzay'ın Çocukları" hakkında

4/10
Uzay'ın Çocukları

Uzay'ın Çocukları

Mehmet Kuzu

Bu roman, insanlığın geçmişine değil, cesaretle baktığı bir geleceğe odaklanıyor. Bir bakıma öngörülebilir bir hayal olarak, insanlığın geleceğini, insanlara "rağmen" kurmaktan bahsediyor. Bu bir çelişki gibi görünsede anlatılan hikaye de; Ay yüzeyi üzerinde, bütün insani sınıflardan arındırılmış sadece gelişimi düşünen yeni bir nesil fikri ve bu düzene anlam veremeyen Dünya üzerindeki klasik yapı... Ay yüzeyinde kurulan ileri teknolojili bir yerleşkede doğan çocuklar, artık klasik anlamda “dünyalı” değil. Onlar uzayın karanlığında, genetik müdahalelerle şekillenen ilk bilinç kuşağı. Dünya onlar için bir hatıra, bir anlatı, belki de hiç dokunmadıkları bir masal. Genetik mühendislik, yapay zekâ, gibi kavramlar onların gündelik hayatının parçası. Ama bu durum onları duygusuz yapmıyor; aksine, daha çok sorgulayan varlıklara dönüştürüyor. Yazar romanda girişi, gelişmeyi ve sonucu çok güzel bir şekilde aktarmış. Okuyucuyu yormadan, sıkmadan önce karakterler üzerinden, kitabın ikinci yarısı itibariyle de olaylara hız vererek sonuca ulaşıyor. Uzayın Çocukları, geleceğe dair parlak bir hayal kurarken bile insanın içindeki karanlığı unutmayan bir roman. Keyif alarak bir çırpıda okuyabileceğiniz bir bilim kurgu romanı. Ama alt metinde kendinize göre çıkarımlar yapabileceğiniz derinliği de var bana göre. Bana şu soruyu sordurdu ; İnsanlığın geleceği için en büyük engel gene insanın kendisi mi? Okumayı düşünenlere tavsiye ederim... Keyifli okumalar dilerim.

Henüz yorum yok. İlk sen yaz!

Yorum yapmak için giriş yap