4sa önce
Emir "Yorgun savaşçi" hakkında
Yorgun savaşçi
Kemal Tahir
Enver Paşa, 14 Aralıkta Köprüköy’e geldi.Bizi gözden geçirdi. Ben üst üste iki yün fanila, kalın subay ceketi, kalın kaput giymiştim. Soğuktan titriyordum. Başbuğun sırtında ceketten başka bir şey yoktu. Üşümüyordu. İnanıyorum. Çünkü insanüstüydü. Bize işleyen güçler ona işlemiyordu. «Üşüyorsunuz» dedi, «yarı açsınız!» dedi. «Sizi giydiremem, doyuramam!» dedi, «ama giyinmenizin, doymanızın yolunu gösterebilirim» dedi. «Ne lâzımsa düşmanda var» dedi. «Şuracıkta Sarıkamış’ta, hepsi depolarda duruyor» dedi. «Gideceksiniz, alacaksınız!» dedi, «yalnız giyim kuşam, yeme içme, değil, Niğbolu’dan, Çaldıran’dan, Mohaç’tan daha büyük şanlar şerefler de sizi orada bekliyor» dedi. Yüksek bir yerde durmuştu. Sakin konuşuyordu. Ben aşağıdan yukarıya bakıyordum. Ömrümde o kadar yakışıklı, o kadar güçlü, o kadar bilgiç erkek görmedim!... Ona, orada inanmamak için kancık, kahpe, vatan haini olmak lâzımdı. İçimizden başbuğa yalnız kaltaban Hasan İzzet Paşa inanmadı. Başbuğ, komutayı aldı eline...
sayfa 242
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Yorum yapmak için giriş yap