18sa önce
N "Babaya mektup" hakkında
7/10
Babaya mektup
Franz Kafka, Begüm Kardeş
Öncelikle bu inceleme bir çok tatkaçıran/önbilgi içermektedir, bunu bilerek okuyunuz.
...
Kafka, bu metinde kendi babasına değil, “baba” kavramına yazıyor gibidir. Kullandığı dildeki mesafe, sahiplenme ekinin eksikliğiyle daha da belirginleşir. Anlattıkları tek taraflıdır; elimizde yalnızca Kafka’nın algısı ve yorumları vardır. Bu yüzden okuduğumuz şey mutlak bir gerçeklik değil, bir zihnin içinden süzülen kırılmış bir gerçekliktir.
“Beni gerçekte neredeyse hiç dövmediğin de doğru.” cümlesi, fiziksel şiddetin yokluğunu kabul ederken, asıl yarayı görünmez kılar. Kafka’nın meselesi şiddet değil, sürekli hissedilen baskıdır. Bu durum, aşağıya bıraktığım __alıntıda__* daha da derinleşir: Cezanın kendisinden çok, onun sürekli ihtimal halinde var olması insanı yıpratır. Affedilmenin bile geç kalmış olması, yaşanan gerilimi silmez; aksine kalıcı bir iz bırakır.
Bu yüzden metin, sevgisizlikten çok iletişimsizliğin yarattığı bir yabancılaşmayı anlatır.
Alıntı*: Sanki birinin asılması gerekiyormuş gibiydi. Kişi gerçekten asılıyorsa, o zaman ölüyor ve her şey bitiyor. Ama kişi asılma öncesi tüm hazırlıklara şahit olmak zorundaysa ve ancak ilmik yüzünün önünde asılı bir haldeyken bağışladığını öğreniyorsa yaşamı boyunca bunun acısını çekebilir. (Sayfa 26'nın son satırı ve 27. Sayfanın ilk beş satırı.)
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Yorum yapmak için giriş yap