14sa önce
Sude "Masumiyet müzesi" hakkında
Masumiyet müzesi
Orhan Pamuk
Kitabı sabırla okudum. Kitabın Nişan bölümüne kadar olan kısmı sanki Mart ayındaki bir kedinin insana (Kemal karakterine) dönüşmesinden sonra yazılmış gibi hissettirdi. Kitapta cinselliğin bu kadar abartılı bir şekilde anlatılmasının yanı sıra beni rahatsız eden bir diğer şey, Füsun’un vücudundan abartıyla anlatılmasıydı. Tamamıyla ve her detayıyla betimlenmiş :D. Kemal’in Fusün’dan bahsederken ya da onunla ilgili şeyleri betimlerken çok fazla çocuk benzetmesi yapması beni sinir etti. “Cebinden buruş buruş ve çocuksu bir mendil çıkardı.” S.-72 “Füsun’un giydiği beyaz çocuk çorapları” S.-97 “Gözaltlarındaki çocuksu şişlik”, “harika omuzları, çocuksu kolları” S.-113 Evet Füsun, Kemal’e göre çocuk kalıyor, burada hepimiz hemfikiriz ancak neticede reşit bir birey. Yaşadığın “ayıp şeyler” de karşındakinin çocuk olmadığını her seferinde yüzüne vuruyor olmalı Kemal. Bu ilişkiyi desteklemediğim gibi, bu kadar çocuk benzetmesi yapılması beni rahatsız etti. Bunun haricinde bu kitaba aşk kitabı diyemem. Bana sadece takıntı ve saplantıyı çağrıştırıyor. Bunun da ötesinde, bir trajedi örneği olarak gösterebilirim. Bana göre yerli Romeo&Juliet. Tam kavuştuk sanarken bir facia yaşadılar. Ama ben araba kazasının kaza olmadığını, Füsun’un intiharı olduğunu da düşünüyorum. Füsun’un üniversite sınavından sonrası ve Nesibe’nin yazıhaneye geldiği yere kadar olan tüm sayfalar bana göre gereksizdi. Hep aynı şeyler anlatılmış, sürekli tekrara düşülmüş. Nişandan sonra Füsun’a mektupla ulaşabildiği o 9 aylık zaman diliminin anlatımından sıkılmışken, onun sonrasındaki 8 yıl beni ayrıca sıktı. Evet Kemal takıntılı ve “çapkın” birisi. Eğer Füsun’u gerçekten seviyorsa, Sibel’den daha nişanlanmadan ayrılmalıydı. Ama Nesibe’nin Kemal’e “Füsun kocasını bırakabilir, sen her gün bize gel” demesi çok mantıksız ve bence Füsun’ü da aşağılayan bir sözdü. Böyle bir şey ancak Nesibe ve Füsun’un Kemal’den intikam almak için yapabileceği bir şeydi. Kemal’in 8 yılını çalmayı seçtilerse, bunu gayet de güzel yaptılar. Çok sıkıcıydı. Çok detay vardı. Asla akıcı değildi. Kitap bana aşkı hissettirmedi ama saplantı haricinde çaresizlik hissini iliklerime kadar hissettirdi. Kitabın bana geçirdiği sadece bu iki duygu vardı. Söylenecek çok şey var ama ben artık yeni kitabıma geçmek istiyorum :) Bana katılmayan insanlar mutlaka olacaktır ancak, bunlar da benim düşüncelerin. Buraya kadar incelememi okuduğunuz için teşekkür ederim.
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Yorum yapmak için giriş yap