6sa önce
Yeraltından Notlar gönderisi
Kendi kendime verdiğim o sahte sözlerin hepsi birer birer ayaklarımın dibine döküldü; "bir daha asla" dediğim ne varsa tam karşımda kanlı canlı duruyordu işte.
İçimdeki o huzursuz çocuk yine konuşmya başladı, "Bak," dedi, "kaçamazsın, bu hesap kapanmadan sana rahat yok."
Kalbim göğüs kafesimi zorlayan bir davul gibi güm güm atarken, zihnimdeki o ağır sis bulutu yavaşça dağılmaya başladı.
Pişmanlığın tadı paslı bir demir gibi dilime yapışmıştı ama artık durmanın, o eski tozlu raflarda teselli aramanın sırası değildi.
Yumruklarımı sıktım, tırnaklarımın avuç içime gömüldüğünü hissetmek beni o derin uykudan uyandırdı.
Gözlerimi bir an bile ayırmadan, o ağır ve hantal durgunluğu üzerimden tek bir hamlede silkip attım.
Önce yavaş, emin bir adımla başladım; sonra her bir adımda vites yükseltir gibi, yerdeki çakılları eze eze üzerine doğru yürümeye koyuldum…
Artık ne bir tereddüt ne de o eski korkak iç ses...
Sadece rüzgarın kulaklarımdaki uğultusu ve aramızdaki o son birkaç metrenin hızla eriyişi vardı.
Kaçış bitti, şimdi yüzleşme zamanıydı. (3.bölüm)
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Yorum yapmak için giriş yap